İbadet HayatımızSURELER

Zümer Suresi 18. Ayet

Zümer Suresi 18. Ayet Ne Anlatıyor? Zümer Sûresi 18. ayetin Arapçası, meali ve tefsiri ile akıl sahiplerine verilen müjdeyi; doğru bilgiye ulaşmanın ve hakikate uymanın yollarını inceleyin.

Zümer Suresi 18. Ayet

Zümer Suresi 18. Ayet Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

AKIL VE İZ’AN SAHİBİ OLMANIN ŞARTI: EN GÜZELİNE UYMAK

Zümer Suresi 18. Ayet Arapça:

اَلَّذ۪ينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ اَحْسَنَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدٰيهُمُ اللّٰهُ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

Zümer Suresi 18. Ayet Meali:

Söylenenleri dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! İşte Allah’ın doğru yolu buldurduğu kimseler onlardır, asıl akıl iz’an sahipleri de onlardır. (Zümer, 39/18)

Zümer Suresi 18. Ayet Ne Anlatıyor?
Zümer Suresi 18. Ayet Ne Anlatıyor?

Bilgi:

İnsan düşünme yeteneğine sahip olarak yaratılmıştır. Bu yüzden insan sorumlu bir varlıktır. Gördüğü, duyduğu, öğrendiği şeyleri olduğu gibi kabul etmez. Araştırır, inceler, sorgular. Söylenenleri önce dinler, sonra değerlendirir. Duydukları şayet boş, anlamsız ve yanlış sözler ise bunlara itibar etmez. Ancak, işittikleri faydalıysa ve hakikati ifade ediyorsa bu sözleri benimser, bunlara tabi olur ve gereğince hareket eder. Bu, akıl sahibi insanların yoludur ve bunlar Allah’ın lütfuyla doğru yolu bulanlardır.

Mesaj:

  1. “Sözlerin en güzeli Allah’ın kitabıdır.” (Buhârî, “Edeb”,70)
  2. “Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri sözlerin en üstünü ‘Lâ ilahe illallahu vahdehû lâ şerîke leh’ sözüdür.” (Muvatta’, “Hac”, 81)

Kelime Dağarcığı:

Kavl: Söz, kelam. Ahsen: En güzel.

Kaynak: Diyanet, Kur’an-ı Kerim’den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Zümer Suresi 18. Ayet Tefsiri:

  1. Şeytânî güçlere kulluk etmekten kaçınıp, gönülden Allah’a yönelenlere müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
  2. Onlar ki sözü can kulağıyla dinler ve onun en güzel tarafını, sevabı en çok olanını tatbik ederler. İşte bunlar, Allah’ın kendilerini doğru yola erdirdiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de işte bunlardır.

Âytelerin gösterdiği bu yollar:

›        Şeytânî güçlere kulluktan kaçınmak:

Bunun ifade işin kullanılan kelime اَلطَّاغُوتُ (tâğût)tur. اَلطَّاغ۪ي (tâğî), âsi demektir. “Tâğût” kelimesi ise, bu vasıfla vasıflanan kişinin aşırı âsî olduğunu bildirir. Biri hakkında “güzel” derken, bir başkasına “güzelliğin ta kendisi” demek arasındaki fark açıktır. Buna göre Allah’tan başkasına kulluk eden “tâğî” ise, kendisini tanrılaştırıp başkalarını kendisine kul etmeye çalışan da “tâğût” olur.

›        Gönülden, tam bir teslimiyet ve samimiyet içinde Allah’a yönelmek; Allah’ın emirlerini tutup yasaklarından kaçınmak.

›        Vahyi; yani Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamberimiz (s.a.s.)’in sözlerini can kulağıyla dinlemek.

›        Dinlediği o sözlerle emredilen işlerin en güzel şeklini, sevabı en çok olanı tatbik etmek ve o sözlerin sakındırdığı şeylerden de en güzel şekilde sakınmak:

Mesela onlar, dini hususlarda vacip ile mendup arasında kaldıklarında vacibi, mübah ile mendup arasında kaldıklarında mendubu seçerler. Ruhsatlarla değil azimetle amel etmeye gayret gösterirler. Hâsılı sevap bakımından Allah katında ağırlığı en fazla olan ve kendilerini Allah’a daha fazla yaklaştıracak olan amelleri tercih ederler. Yine Allah’ın emirleri içinde Allah’ın rızâsına daha yakın olanı tercih ederler. Mesela kısas da, af da Allah’ın emridir. Bunlar, kısas karşısında Allah’ın daha hoşnut olacağı affı seçerler. Eğer âyette bahsedilen sözlerden maksat, müslümanların duyduğu her türlü söz ise, onlar bunlar arasında Kur’an ve sünneti tercih edip onların sözüne kulak verir ve tabi olurlar. Yine dinledikleri sözler içinde iyi ve kötü olanı varsa, onlar iyi tarafı alıp kötü tarafı terk ederler. İşte Rabbimizin beyânıyla doğru yola erenler ve gerçek akıl sahipleri böyle davranan bahtiyarlardır.

Şâir şöyle der:

“Nâdürür erlik, sehâ vü akl ü din

Kimde kim var bu üçü erdir yakîn

Ol ki yoktur anda bu üçten eser

Kahbe avretten olur dahî beter.”

“«Cömertlik, akıl ve din» üç esaslı meziyettir ki, bunlara sahip olanlar erlik pâyesini kazanırlar. Fakat bunlardan mahrum olanların cemiyet içindeki yerleri pek kötüdür. Hatta bu gibi insanlar sosyal hayat içerisinde en ağır muamelelere maruz kalan iffetsiz ve düşük kadınlardan da beterdirler.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu